Bir Ağustos Gecesinde Yazıldı

Umeå'da güneşin gece on bire kadar ışıdığı günlerden: salataya giremeyen üzümler, Başak'ın jandarmaya kadar götürülen peyniri, Dropout Plan'de clean vokale başlamak, Heisinberg adında bir kertenkele, teması su olan bir müzik quizi ve Jean Michel Jarre… Bir ağustos gecesinde yazılmış dağınık ve neşeli bir günlük.

S
Suyan Alara Abacı
7 Eylül 2026•
37

Bir Ağustos Gecesinden

Görsel:Güneş ışırken: 29 Temmuz, Umeå, saat 23.07, tarafımdan

Güneş 11’lere kadar ışımaktayken, buralardan merhabalar değerli okuyucu,

Bugün halihazırda doğrayıp buzdolabına attığım lahanalar ve pijama partimizin sabahında aldığım nedensiz ton balığı kendini güzel bir akdeniz salatası içinde buldu.

Sonra dolapta yeşil üzüm gördüm, salatama baktım.

Başak Karataş’ı arayıp sodum:

Salatanın içine koymalı mıyım?

Net ve keskin bir “Başak hayır’ı” aldım.

Yanında ye dedi.

Ben de buzdolabından çıkarırken onu planlamıştım zaten.

Ama ben üzümümü salatama, hem de böyle ikiye bölerek koyamayacak kadar korkak mıyım dedim.

Son zamanlarda neye içerlemişsem acısını üzümden çıkardım. Sonra ne içine koydum ne de yanında yedim, başka bir güne ve ana bıraktım üzümü. Onun yerine buraya getirdim işte sizlerle yiyelim meyvelerini.


Ardından Başak anlatmaya başladı:

Pansiyonlarında bir müşteri peynir unutmuş, dolabında. Peynirimi göndereceğim kişiye iletin diye attığı mesajın ardından kimse gelmeyince peynir çöpe atılmış pansiyonda. Ardından müşteri Başağa telefondan mesaj usulüyle beddualarda bulunmuş ve peyniri yediklerini düşünüp “afiyet olmaması” konusunda derin dileklerde bulunmuş.

Ardından Başak ve ailesi Jandarmaya gitmeye kalkmış, hem de peynirle.

Çünkü peynir başından beri çöpe atılmamış.

Fakat Başak saygı limiti zedelendiği için kadınla iletişimime geçmemek üzere kapatmış.

Ardından Başak ve Ailesi bu peynirin varlığından rahatsız olup bu peyniri jandarmaya götürmüşler, ve Jandarmanın gülüşüyle hikaye son bulmuş.

Bu hikaye adeta bir sanat eseri.

Şimdi o peynirin yerine düşünüp durun değerleri. Ne olabilir: Sürekli görmekten rahtsız olduğunuz ve uğruna beddualar edilen, çöpe atabileceğiniz, bozulma riski mevcut ve talep gören bir değer.

Peynir..


Hayırlısı ile Dropout Plan

Hayırlısı ile Dropout Plan diye İsveçli bir metal grubunda clean vocal olarak yer almaya başladım, çok yetenekli müzisyenler kendileri.

Güzelcene bi setlistleri var kendilerinin.

Grup Fransız istatistik doktoru Luna, Bilgisyarcı Arvid, Fizik Mühendslikli Axel ve scream’ci kertenkele sahibi Adele’den oluşuyor.

Her hafta provadayız.

(söz yazarı ve asıl clean vocalci Shawn Hong Kong’a değişim programına gittiğinden sahne substitute’I olarak beni aldılar belirtelim bu parantezde)


Heisinberg

-Adel’in kertenkelesine o tatildeyken 2 haftalığına bakıyor olacağım.

Görsel: Heisenberkçim, görüyorum yaşıyorsun.. rol yapmana gerek yok..

İsmi Heisinberg. Cinsiyeti bilinmiyor. Dili mavi, pek sosyal değil ama kafasından okşayabilirsiniz.

Pek bi şirin ve utangaç mı utangaç.

Geçenlerde de bir müzik quizine gittik, öyle eğlenceli bir şeymiş ki.

Bu haftasın teması “su” idi.

Ve bir sürü yan soru da vardı.

Umeå'nun nehirleri (evet umeo diye okudum valla), karışık harflerden kelime üretimi. Su ile bir şekilde ilişkisi olan şarkıları bulmaya çalışma, ana karakterin aynı zamanda kötü karakter olduğunu bildiğimiz bir filmi bulma, Güney Afrika Cumhuriyeti'nin başkenti gibi birçok ilginç alanda sınandık.

Fakat beni en çok şaşırtan “The Cardigans” olduğuna emin olduğum parçanın PJ Harvey- Down by the Water olmasıydı.

Allah Allah..

Bu inanılmazdı.

Pj Harvey ne zamandan beri o patlayıcı bol basslı arka efektleri kullanıyor?

Ama vokalistin ağdalı sesinden anlamalıydım aslında cardigans olamayacağını..

Ama yine de bu haftanın çığır açıcı keşiflerindendi bu ikisi arasındaki küçücük halatlı köprüyü kurabilmek.

Kısaca quizi özetlemek gerekirse şarkılar:

  1. Robert Broberon- Vatten (Tjejer 1969 albümünden: Bir bot (denizle ilgili olan) hakkında mıdır yoksa bir kadın hakkında mı sorusuna bot dedik - Arvid (namıdeğer çok değerli gitaristimiz) İsveçte bot isimlerinin genellikle kadın isimleriyle paralel olduğundan ve bunun üstü kapalı br soru olabileceğinden bahsedince bu fikre ayılıp bayıldık) fakat kadınmış cevabı basbayağı..

  2. ABBA - Waterloo (tüm quiz bu şarkı barda çalsın diye gibi geldi)

  3. Justin Timberland (Anonsçu ablamız bu şekilde anons etmeyi tercih etti soyadını)- Cry me a river

  4. TLC-Waterfall

Ardından 1960'larda çok gizli bir araştırma tesisinde, yalnız bir hademenin, esaret altında tutulan amfibik bir yaratıkla benzersiz bir ilişki kurmasının hangi filmde olduğu sorusunun cevabına da

“Shape of water “ dedik.

Ardından bir de İsveçli güzel bir grup olan Kent’den bahsedildi.

Anlıyacağınız çok da güzel bir quizdi.

Eğlendirdi.. fakat eğlendiriken öğretti …

Kıymet üstüne kıymet binmedi de ne oldu ?


Tam bu müzik quizine gitmeden önce de üzerinde çilek parçacıklı dondurmamdan hafif hafif yerken Umeå'nun değerli müzik mağazasının penceresinden albüm kapaklarına bakmak çekti canım dondurmama baharat olarak.

Ardından yaşça büyük bir abimiz beni Jean Micheal Jarre abimizin ZOOLOOK isimli albümüne bakarken yakalamış olmalı ki:

“o baktığın şey 80’lerde başımıza gelen en harika şey”,

dedi.

(Annemler aaa Türkçe mi dedim diye soracak: hayır annecim İsveççe dedi)

Ardından Levant kelimesinin ne kadar az kullanıldığından ve Mongolia kraliçesinin imajının nasıl Star wars’tan esinlendiğini ve moda tercihleri, geleneklerinden bahsetti.

Ben aslında albümü hiç bilmiyordum, sadece albümdeki abinin iki O’yu gözlüğü yapması beni çok güldürmüştü ve zaten daha çok erimeye yatkın dondurmamın hakkını vererek yemeyle meşguldüm.

Sonradan öğrenidm ki Jean Micheal Jarre, etnograflarla çalışarak dünyanın bir sürü farklı dilinden kayıtları insan sesiyle biçip biçip şarkılarına ekleyen bir isimmiş, dönemin synthesizer’ı Fairlight CMI’ına yüklenip kendi ritim ve melodisine çevirmiş.

Büyük iş..

Oxygen albümünü dinledim ardından, ne hissettiğimi anlamadım, biraz rahatsız, biraz dokunaklı hissettim.

Ama Fransız elektronik müzik sanatçıları da hep aynı hissi veriyor başta.

En başta tüm vücudumdan beyin hücrelerimin en derinlerine amigdalam ve omurilik soğanımın içine içine etki eden müzik, ardından vücudu rahat bırakıp yalnızca ruhuma konuşmaya başlıyor.

(mesela AIR grubu, inanılmazdır. “La soleil ese pres de moi” şarkılarıyla keşfettiğimde daft punk ve camel’in karışımı olabileceğini düşündüğüm bir gruptu kendileri.)


Ardından Arvid ve Axel ile bilardo oynadık.

Bilardoya olan deneysel yaklaşımım son iki yıldır sürmekte.

O gün bitince işte kimse beni durduramayacak.

Bilardo, bana itaat edecek

(bİR AN ethnicolor şarkısını dinlediğimden albümden kötü bir karaktere dönüşüm kontrolünü elime alamadım. Mazur gördün. Ama bir buyrun, siz de dinleyin. Bu yazıyı okurken.)

Buralara kadar geldiyseniz de teşekkürlerimi sunmadan sizi göndermeyeyim, ne düşünürsünüz söyleyin, bu günlerdeki ilham şarkılarıma da göz atmak, eklemek isterseniz linki de bırakacağım, güzel dostlar ve okuyanlar, su gibi gidin, su gibi gelin.

https://open.spotify.com/playlist/5GiOUWdUZMLsbCDcK36hug?si=46d5d8a4a1ba4340

Suyan Alara Abacı

2026 Yaz
S

Yazar

Suyan Alara Abacı